<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elif Barut, Kanada Geyikleri sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://www.kanadageyikleri.com/author/elifbarut/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kanadageyikleri.com/author/elifbarut/</link>
	<description>Türkiye-Kanada Arası Dijital Köprü</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 May 2021 14:22:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/04/cropped-KG-logo1-32x32.png</url>
	<title>Elif Barut, Kanada Geyikleri sitesinin yazarı</title>
	<link>https://www.kanadageyikleri.com/author/elifbarut/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Göçtük mü, Kaçtık mı?</title>
		<link>https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/goctuk-mu-kactik-mi/</link>
					<comments>https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/goctuk-mu-kactik-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Barut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 May 2021 15:49:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneyim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kanadageyikleri.com/?p=2171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göçtük mü, kaçtık mı? Hiç düşündünüz mü? Gitme sebeplerimizi düşündüm. Durduk yere değil elbet, beni tetikleyen bir haber oldu. Yurtdışında&#8230;</p>
<p><a href="https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/goctuk-mu-kactik-mi/">Göçtük mü, Kaçtık mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kanadageyikleri.com">Kanada Geyikleri</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Göçtük mü, kaçtık mı?<br /><br />Hiç düşündünüz mü?<br /><br />Gitme sebeplerimizi düşündüm.<br /><br />Durduk yere değil elbet, beni tetikleyen bir haber oldu. Yurtdışında yaşayan yönetmen oğullarını öldürmüş bir anne baba. İran&#8217;da olmuş olay. Delikanlı yurduna geri dönmüş ve öldürülmüş.<br /><br />Daha başlığı okurken yazdım senaryoyu: oğlanın gittiğine tahammül etmeyen ana baba, &#8220;Vay, sen misin giden?&#8221; deyip girişmişler dedim, kendi kendime. Sonra gözüm kaydı alt satırlara, önce kesmiş, sonra doğramış, sonra ne yapmışlar bilmek istemedim. Bir de sebep gözüme ilişti: &#8220;namussuz hayat yaşayan oğulları&#8221; cümlesini gördüm. Daha önce de kızlarını kestikleri rivayeti varmış. Benzer sebepten ötürü muhtemelen. İçimden, &#8220;Bir de annenden dertlenir durursun, bak haline şükret,&#8221; dedim bir an. Kalsaymış keşke gittiği yerde çocukcağız dedim. Ama o ne yapmış, kendileri gibi olmasını isteyen ebeveynlerinin yanına dönmüş geri gelmiş. Olduğu haliyle kabul edemedikleri evlatlarını kesebilen zihniyete. Ortadoğu&#8217;nun makus kaderine dönmüş gelmiş. &#8220;Ya bizim istediğimiz  gibi yaşa, ya da bizim istediğimiz gibi yaşa&#8221;, başka seçenek tanımayan topraklara. Ne duygu sömürüsüne maruz kaldı kimbilir, derken, dedim hadi Elif, senaryoyu kısa kes.</p>
<h2>Aileden Uzaklaşmak&#8230;</h2>
<p>Bunca gidiş sebeplerimizden bir tanesi ailelerden uzaklaşma. Ama biz bunu kendimize itiraf etmeye utanıyoruz. Bin türlü sebep buluyoruz, iş diyoruz, güç diyoruz, yaşanmaz artık bu memlekette, diyoruz, nefes alamıyorum bu topraklarda diyoruz, çocuklar daha iyi okusun diyoruz, diyoruz da diyoruz. Ne acıdır ki, &#8220;Yetti artık baş edemiyorum ben bu ana babayla&#8221; diyen çıkmıyor. Hiç benim gibi, &#8220;anam narsist, uzaklaşmasaydım ben de onun gibi davranmak üzereydim evladıma&#8221; diyene rastlamadım. Hatta bunu dediğimde hep, &#8220;Aaa, deme öyleeee&#8221;lere maruz kaldım hep. &#8220;Sizin bildiğiniz gibi değil,&#8221; diye anlatmaya çalıştım durdum hep, onlara neyse. Her aile bir değil, her anne hayal edildiği gibi değil, her çocuk bünyesi aynı değil, niyeyse anlatmaya çalıştım.<br /><br />Karşıma ne elli üstü kadınlar çıktı annesi aradığında hala eli ayağına dolaşan. Ya da bütün gün görüntülü konuşulan hattı açık tutan, sanki anne yan odada, bütün gün bağlantıda yaşayan. Ne methiyelere şahit oldum anneler gününde sosyal medyada  gitmiş olmanın verdiği vicdan azabıyla, ama hepimizin bildiği gerçek bambaşka olan. Oğluna aşk şiirleri yazan anneler gördüm doğum gününde ve bunu normal sayan duygulanan koca bir güruh gördüm. Memleketten değil, esas ailesinden gittiğini kendine fısıldamaya dahi utanan.<br /><br />Çoğu okuyucu bir dolu itirazda bulunacak, biliyorum, ama ben o büyük acı gerçeği kendinden saklamaktan vazgeçmiş azınlığa sesleniyorum: sebeplerinizden biri eğer buysa, iyi ki göçmüşsünüz yavrular. Hepimize yalan söylemişler aslında. Bizi doğurup büyüten, yemeyip yediren ailemizin hayatlarımız üzerinde söz hakkı yok. Bizim toprakların yazdığı, herkesin sorgulamadan oynadığı bir senaryo bu.<br /><br />İlle de bıçaklanmayı beklememek lazım&#8230; Ruhları da korumak lazım&#8230;<br /><br />Bunun farkında olan herkese sesleniyorum: kendinize göçünüz kutlu olsun.</p>
<p><a href="https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/goctuk-mu-kactik-mi/">Göçtük mü, Kaçtık mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kanadageyikleri.com">Kanada Geyikleri</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/goctuk-mu-kactik-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayallere Gider İnsan!</title>
		<link>https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/hayallere-gider-insan/</link>
					<comments>https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/hayallere-gider-insan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Barut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 May 2021 15:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneyim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kanadageyikleri.com/?p=2020</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk yabancı oluşum onbir yaşımdadır. Babam bizi de yanına almaya karar verdiğinde pek sevinmiştim. Lanet olası çift bilinmeyenlerle dolu denklemlerden,&#8230;</p>
<p><a href="https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/hayallere-gider-insan/">Hayallere Gider İnsan!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kanadageyikleri.com">Kanada Geyikleri</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İlk yabancı oluşum onbir yaşımdadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Babam bizi de yanına almaya karar verdiğinde pek sevinmiştim. Lanet olası çift bilinmeyenlerle dolu denklemlerden, herkesin çok akıllı olduğu o sıkıcı okuldan kutulacağım için heyecanlanmıştım. İki sene olmuştu başlayalı, nasıl olduğunu anlamadan girdiğim, herkes için çok önemli, bana ise hiç bir şey ifade etmeyen sınavların ardından düşmüştüm yatakhanelerden bozma sınıflara. Gerçi geldiğim okul da koridorları yer yer sidik, yer yer toz, yer yer sarı, gri, beton  kokulu bir yerdi, matah sayılmazdı, ama bu herkesin girdim diye bayram ettiği hapishanemtrak yer hepten berbattı. Zira çirkinliğinin üstüne bir de zordu. Neden olduğunu anlamadığım bir ısrarla hep yabancı dil öğreniyorduk. Bu bedbahtlığımın içinde Cezayir denen yere gitme fikri bana çölde vaha esintisi getirmişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama annemle kardeşimin çıkardığı yaygaradan pek de sevindiğimi belli edememiştim. Kafası karışık kardeşim “Bana neeeyyyy… Ben cezaevine gitmeeeemm!” diye yaygara koparırken, annemin sergilediği  tepki,  cezaevinden de beter bir yere gidiyoruz hissi uyandırmıştı bende. Alenen yasa girmişti kadın. Onbir yaşındaki ben, ne bilecektim kırkında ilk kez gidiyor olma paniğini… Babam da habire annemi her şeyin daha güzel olduğuna ikna etmeye çalışıyordu. Denizkenarında evler, güzel arabalar konuşulmaya başlanmıştı evde. Benimse iştahım kabardıkça kabarıyordu. Ve biz bu ayrı tellerden çalan ruh hallerimizle bindik uzaklara  giden ilk uçağımıza.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu gidiş, siftahımdır yabancılıkta…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gitmelere dair ilk dersimi uçaktan iner inmez almıştım:</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Hayallere gider insan. Gerçeklere toslar…</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne denizkenarında evler, ne güzel arabalar… Annemin alışması bizden daha uzun sürdü. Yabancılığını attıkça sevdi. Alıştı diyoruz biz buna. Ama alışana kadar çok ağladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk gidişin genç yaşta yaşanması şanstır. Zira her şey gençliğin, çocukluğun eğlencelerine, umarsızlığına, karışır,  hafifler. Artçılar fazla koymaz insana, kolay tutunur insan yeni yerine, eskiyi daha hızlı bırakır. Gençlik tutar elinden her tırstığında…Küçükken gidenlerin hep daha şanslı olduğuna inanırım. Hiç gitmeyenlerin ise değişikliklerle hep daha zor başettiğine…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her şeyin ilki gibi, bu bir yerde “el olma” halinin de ilki en etkileyicisidir, en kalıcısıdır. İlkinin her şeyi kalır hafızada… Her tıkırtısı, her kokusu, her minik anı, her detayı genine işler insanın. Diğerleri sonra vız gelir,  tırıs gider. Kaşarlanırsın. Çok şey değişir diğer gidişlerde.  </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-2023 aligncenter" src="https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-500x253.jpg" alt="" width="500" height="253" srcset="https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-500x253.jpg 500w, https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-1024x518.jpg 1024w, https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-768x389.jpg 768w, https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-370x187.jpg 370w, https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-760x385.jpg 760w, https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1-565x286.jpg 565w, https://www.kanadageyikleri.com/wp-content/uploads/2021/05/Ekran-Alintisi-1.jpg 1326w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sadece ilk gece değişmez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk gidişte de, sonrakilerde de…”Ne rüya göreceğim acaba?”yla yattım ben her seferinde…İlkinde de, diğerlerinde de…Sabahları rüyayla uyanmaz insan. Meçhule, boşluğa uyanır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Işığını, güneşini, seslerini, kokularını bilmediğin bir güne aymak zordur. Pencerini açtığındaki şehir senin değildir. Başkalarının şehridir o, ve sen o başkaları hakkında hiç bir fikre, dedikoduya, konuya hakim değilsindir. Komşun, bakkalın, çakkalın, hepsinin senin gibi  insan olduğu fikrine tutunmaya çalışırsın. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dışarı çıktığında sokak senin değildir. Bakkal, çakkal senin değildir, kasadakiler, raftakiler, ekmeğin kokusu başkadır. İlk günler yine neyse, turist ruh halini giyersin  yabancılığını unutmak için. Turist hali güzeldir. Turistliğin kokuları güzeldir: metro kokusu, sabah kahvesi kokusu misaldir. Onları bula bula, tuta tuta dolaşırsın sokaklarda. Korur seni o kokular, yabancılık hissine yenik düşmeni engeller, ruhunu hafifletir. Ama günler geçtikçe o turist haline sığınmak zorlaşır. Ne geldiğin yerdesindir, ne vardığın yerde. Biraz geldiğin yerde, biraz vardığın yerde. Hep aralarda, hep derelerde&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de akşamlar berbattır ilk başta. Ne zaman herkes evine çekilir, o “el olma” hali hortlar. Karanlığı sever o hal. Ailen yanında olsa da, sıcacık çatın, pek leziz aşın dahi olsa karanlığın içinden ışıklı pencereler çığlık çığlığa dışlar insanı: “Bizim burası… Bizim burası…” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de haftasonları kahreder. Bütün şehir bir olur, seni almaz içine sanki. Her şeyin tam olsa da, şehrin yoktur… Seninki çok uzakta bir yerdedir…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazıları benim misal, hangi şehir onunkisiydi, unutur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yabancılık üstüne düşünmeyecek çok yabancı oldum ben. Yetmişlerde yapmıştım siftahı upuzak bir ülkeye giderek. Sonra Ankara’ya döndüm seksenlerde. Onbir yaşında bıraktığın şehir, insanın onyedisinde başka şehirdir artık. On yıl sonra ise İstanbul’a tranferdim.  Yirmi yıl sonra ise Toronto çıktı piyangodan. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok taşınınca insan, artık alıştım sanır… Bütün şehirler onun sanır, aidiyet duygusu kalmamıştır kendince, ya da tam tersi, her yere aittir sanır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama bir sabah, bir akşam, bir haftasonu bir koku hisseder burnunun ucunda… Dünyanın herhangi bir yerinde… Ne zaman ki hangi şehrin kokusudur hatırlamaz, o zaman anlar; her şehirden bir şey kalmıştır onda. Ve aslında her yere yabancıdır…</span></p>
<p><a href="https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/hayallere-gider-insan/">Hayallere Gider İnsan!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kanadageyikleri.com">Kanada Geyikleri</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kanadageyikleri.com/deneyim/hayallere-gider-insan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
