Bu sabah uyandığında telefonuna düşen ilk haber muhtemelen buydu: ABD’de Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’yu kazandı. Kanada’da yaşayan çoğumuz için bu sadece “komşunun seçimi” değil; tarifeler, iş güvenliği, market fiyatları ve doların seyri doğrudan bu sonuçlara bağlı. Peki bu “mavi dalga” Kanada’ya ne getiriyor? Gel birlikte bakalım.
Ne oldu? Kırmızı eyaletler maviye döndü
ABD’nin büyük televizyon kanallarının projeksiyonlarına göre Demokratlar Kongre’nin iki kanadının da kontrolünü ele geçirdi. Sonuçları tarihi yapan şey ise kazanılan yerler:
- Kansas 1932’den beri ilk kez Senato’ya bir Demokrat gönderiyor.
- Texas‘ta 1988’den, Güney Carolina‘da 1998’den beri ilk kez bir Demokrat Senato yarışını kazandı.
- Maine ve Iowa’da da Senato koltukları Demokratlara geçti; Temsilciler Meclisi’nde de dalga geniş çaplı oldu.
The Canadian Press’e göre seçmenin öfkesinin arkasında yükselen benzin ve dizel fiyatları, yüksek enflasyon, Kanada ile süren ticaret savaşı ve İran’daki popüler olmayan savaş var. Yani Trump’ın tarifeleri, Amerikalıların da cebini yakmış.
Kanada için asıl soru: Ticaret savaşı bitiyor mu?
Kısa cevap: Bir gecede değil. Ama rüzgâr değişiyor gibi görünüyor.
Başbakan Mark Carney, seçimden hemen önce Antigua’daki İngiliz Milletler Topluluğu toplantısında, hafta sonu Trump’la yaptığı görüşmenin ardından “daha yoğun” müzakerelerin başladığını söyledi. Carney’nin cümlesi dikkat çekiciydi: “Daha az istiyorlar, daha çok teklif ediyorlar ama henüz orada değiliz.”
Carney’ye göre Kanada’nın “kırmızı çizgileri” olan bazı başlıklar artık masada değil:
- Dil ve kültür (örneğin Netflix gibi platformlarda Fransızca içeriğin öne çıkarılmasını zorunlu kılan kurallar),
- Kanada’nın başka ülkelerle serbestçe ticaret anlaşması yapabilmesi.
Trump da salı günü Fox News’e verdiği röportajda Kanada ile anlaşmanın “yakın” olduğunu söyledi. CBC’ye göre ise ağustosta görüşmeleri çökerten otomotiv başlığı hâlâ en zor düğüm.
Demokrat Kongre tarifeleri kaldırabilir mi?
CBC’nin analizine göre Demokratların öncelik listesinde Trump’ın tarifelerini geri almak da var. Ama işin bir de öbür yüzü var:
- Yasaların yürürlüğe girmesi için hâlâ başkanın imzası gerekiyor ve Trump veto edebilir. Nitekim seçim gecesi üzerinde “VETO” yazan kırmızı bir şapka görseli paylaştı.
- Tarifelerin dayandığı başkanlık yetkileri büyük ölçüde Kongre’nin doğrudan ulaşamayacağı yerde duruyor.
- The Logic’in analizine göre Demokratların bir kısmı da tarihsel olarak korumacı görüşlere sahip; yani “Demokratlar geldi, tarifeler bitti” demek için erken.
Kanada’nın eski Washington Büyükelçisi Kirsten Hillman da hükümete ani bir rota değişikliği yapmaması çağrısında bulundu: Görüşmeler Kanada’nın işine yarayacak bir anlaşmaya doğru ilerliyorsa, bunun durmasını istemeyiz, dedi.
Kanadalılar ne düşünüyor?
The Logic için Abacus Data’nın yaptığı ankete göre Kanadalılar umutlu ama temkinli:
- Yüzde 34’ü ara seçimlerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkide hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini düşünüyor.
- Sadece yüzde 12’si ilişkinin hızla eski haline döneceğine inanıyor.
- Yüzde 64’ü Kanada’nın ekonomisini “geri dönüşü olmayan bir noktayı geçtik” varsayımıyla kurması gerektiğini söylüyor.
Senin için ne anlama geliyor?
Eğer otomotiv, çelik, lojistik ya da ihracata bağlı bir sektörde çalışıyorsan önümüzdeki haftalar kritik. Bir anlaşma, tarifelerin yarattığı belirsizliği azaltabilir. Bir de yarın (5 Kasım) Ottawa’da açıklanacak 2026 federal bütçesi var; ticaret savaşından etkilenen sektörlere yönelik adımları orada da göreceğiz.
Kısacası: Washington’da dengeler değişti, Kanada’nın pazarlık gücü arttı gibi görünüyor ama Trump hâlâ Beyaz Saray’da ve kalemi elinde. Gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz. 🦌
Kaynak: CBC News, CBC News (Carney), The Logic, The Canadian Press
