İran ile bağlantılı savaşın küresel enerji piyasalarını sarsmasının ardından etkiler yalnızca akaryakıt fiyatlarında değil, gıda fiyatlarında da hissedilmeye başlayabilir. Uzmanlara göre petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, önümüzdeki haftalarda Kanada’daki market fiyatlarını da yukarı çekebilir.

Savaşın başlamasıyla birlikte ham petrol fiyatı varil başına 100 ABD dolarının üzerine çıktı. Bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinde maliyet baskısı yaratırken özellikle taşımacılık giderlerinin artmasına neden oluyor.

Her ne kadar Kanada’nın gıda ithalatının yalnızca küçük bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşse de, uzmanlar enerji fiyatlarının artmasının dolaylı olarak gıda fiyatlarını yükselteceğini söylüyor.

🚚 Taşıma Maliyetleri Gıda Fiyatlarını Yukarı Çekebilir

Toronto Üniversitesi’nde tedarik zinciri uzmanı olan Andre Cire, enerji maliyetlerinin gıda fiyatlarının temel belirleyicilerinden biri olduğunu vurguluyor.

Cire’e göre enerji maliyetleri neredeyse her ürünün fiyatına yansıyor:

  • Gıdanın üretildiği yerden marketlere taşınması gerekiyor

  • Nakliye için gemiler, kamyonlar ve uçaklar yakıt kullanıyor

  • Yakıt fiyatı arttıkça taşıma maliyetleri de yükseliyor

Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artışın kısa süre içinde market fiyatlarına yansıyabileceği belirtiliyor.

Cire’e göre petrol fiyatlarındaki baskı devam ederse Kanadalılar ay sonuna kadar markette yüzde 10 ila 15 arasında daha fazla ödeme yapmak zorunda kalabilir.

🌍 Tedarik Zinciri Krizi Büyüyebilir

Guelph Üniversitesi’nde gıda ekonomisti olan Mike von Massow, krizin uzaması durumunda küresel tedarik zincirlerinde daha büyük sorunlar yaşanabileceğini söylüyor.

Özellikle nakliye sürelerinin uzaması şu sonuçları doğurabilir:

  • teslimatların gecikmesi

  • navlun ücretlerinin artması

  • bazı ürünlerde arz sıkıntısı

Von Massow’a göre bu durum yalnızca Hürmüz Boğazı’ndan geçen ürünleri değil, küresel ticaretin tamamını etkileyebilir.

Başka bir deyişle, tek bir kritik ticaret hattındaki aksama bile dünya genelinde zincirleme etkiler yaratabiliyor.

🇨🇦 Kanada’da Gıda Taşımacılığı Pahalı

Concordia Üniversitesi ekonomisti Moshe Lander, Kanada’da gıda fiyatlarını belirleyen en önemli faktörlerden birinin zaten taşımacılık olduğunu söylüyor.

Bunun nedeni ise ülkenin coğrafi yapısı:

  • Kanada’nın doğudan batıya uzunluğu yaklaşık 7.000 kilometre

  • birçok gıda ürünü uzun mesafeler kat ederek market raflarına ulaşıyor

Bu nedenle:

  • ürünlerin büyük bölümü kamyon ve uçaklarla taşınıyor

  • yakıt fiyatlarındaki artış doğrudan market fiyatlarına yansıyor

Lander’a göre petrol fiyatlarının yükselmesi gıda sektöründe ciddi maliyet baskısı yaratabilir.

🍚 Pirinç Fiyatları İlk Etkilenen Ürünlerden Olabilir

Uzmanlar kısa vadede bazı belirli gıda ürünlerinin daha hızlı fiyat artışı yaşayabileceğini söylüyor.

Bunların başında özellikle Hint basmati pirinci geliyor.

Von Massow’a göre savaş nedeniyle Orta Doğu’daki deniz taşımacılığının aksaması şu sonuçlara yol açabilir:

  • bazı pirinç sevkiyatlarının gecikmesi

  • rotaların değiştirilmesi

  • uluslararası fiyatların yükselmesi

Bu da Kanada’daki marketlerde belirli pirinç türlerinin fiyatının artmasına neden olabilir.

🚢 Binlerce Ton Pirinç Limanlarda Bekliyor

Uluslararası ticaret verilerine göre savaşın ardından pirinç ticareti ciddi şekilde aksadı.

Reuters’ın aktardığına göre:

  • yaklaşık 400.000 ton Hint basmati pirinci limanlarda veya sevkiyat sırasında bekliyor

  • ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından navlun fiyatları iki katından fazla arttı

Hindistan dünyadaki en büyük basmati pirinci ihracatçısı konumunda. Bu pirincin büyük bölümü:

  • Suudi Arabistan

  • İran

  • Birleşik Arap Emirlikleri

gibi Orta Doğu ülkelerine gönderiliyor.

Savaş nedeniyle yaklaşık 200.000 ton pirincin sevkiyatı yolda takılmış durumda, benzer miktarda ürün ise Hindistan limanlarında bekliyor.

🌾 Küresel Gıda Güvenliği Endişesi

Uzmanlar, küresel gıda sisteminin zaten sınırlı sayıda ürüne ve ülkeye bağlı olduğuna dikkat çekiyor.

Bir araştırmaya göre dünyadaki kalori tüketiminin yaklaşık üçte ikisi dört temel üründen geliyor:

  • buğday

  • pirinç

  • mısır

  • soya fasulyesi

Bu ürünlerin %72’si yalnızca beş ülkede üretiliyor:

  • Çin

  • ABD

  • Hindistan

  • Brezilya

  • Arjantin

Bu nedenle Hürmüz Boğazı gibi kritik ticaret yollarındaki aksaklıklar küresel gıda güvenliği açısından ciddi riskler yaratabiliyor.

📈 Uzun Vadeli Enflasyon Endişesi

ABD Başkanı Donald Trump, savaşın dört ila beş hafta sürebileceğini, hatta daha uzun sürebileceğini söyledi.

Uzmanlara göre çatışmanın uzaması halinde petrol fiyatları daha da yükselerek gıda fiyatları üzerinde büyük bir baskı yaratabilir.

Andre Cire bu durumun özellikle uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Şu anda zaten birçok sektörde maliyet baskısı oluşmuş durumda. Petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde:

  • taşımacılık maliyetleri

  • üretim giderleri

  • enerji fiyatları

zincirleme şekilde artabilir.

Cire’e göre uzun vadede sonuç oldukça net:

“Her şeyin fiyatı artacak.”

💸 Belirsizlik Tüketicileri Etkileyecek

Gıda ekonomisti Mike von Massow’a göre çatışma kısa sürede sona erse bile belirsizlik bir süre daha devam edecek.

Çünkü enerji piyasaları genellikle krizlerden sonra uzun süre dalgalı kalabiliyor.

Bu da şu anlama geliyor:

  • petrol fiyatları oynak kalabilir

  • taşımacılık maliyetleri yüksek seyredebilir

  • market fiyatları üzerinde baskı devam edebilir

Uzmanlara göre İran savaşı kısa vadede enerji fiyatlarını, orta ve uzun vadede ise market faturalarını etkileyebilecek bir kriz olarak görülüyor.

Yorum bırak