Nereden, nasıl başlasam bilmiyorum. Sanırım öncelikle kendimizden biraz bahsetmek daha doğru. Ben İmer, yaklaşık olarak 13 yıldır kimya öğretmeni olarak özel bir okulda görev alıyorum. 4 yıldır evliyim. Eşim Nevra, 9 yıldır özel bir okulda öğrenci danışmanı, rehber öğretmen ve uluslararası sınava yönelik psikoloji dersleri vermekte. Yani şu an kurulmuş bir düzenimiz mevcut.

Bu arada ben bu hikâyede eşini destekleyen konumundayım. Başvurular hem okul hem dil avantajı hem de akademik başarılar sebebi ile Nevra üzerinden yapıldı. Dolayısı ile biraz bu onun hikâyesi kıvamında ilerleyeceğim 😊

Bu eşimin hikayesi

Eşimle farklı zamanlarda farklı ülkelerde turist olarak bulunduk. Hem gezmeyi hem de farklı kültürler deneyimlemeyi seviyoruz. Turist olarak gezmek haricinde Türkiye dışında bir yaşantı deneyimlemek hep konuştuğumuz ama güven/konfor alanımızın dışına çıkmak söz konusu olduğu için hep lafta kalan bir durum oldu.

Daha öncesinde ben değil ama Nevra’nın yaklaşık 1 aylık bir Kanada deneyimi oldu. Kanada’da yaşantı nasıl olur diye araştırmaya çok kısa zaman önce başladık. 15 gün içerisinde Nevra’nın başvurabileceği okullara baktık, tarihler çok yakın olduğu için hazırlık süresini kısa tutmamız ve hızlı karar vermemiz gerekiyordu.

Tam da yeni yıl arifesinde yani 2020 Aralık ayının son günlerinde ve kısıtlı zamanlarda bunlara karar verip başvuruları tamamlamaya çalışırken Eray’dan fikir ve destek aldık demeden geçemem. Tatilde olmasına karşılık sorduğumuz birkaç soruya cevap verip bizi bir eğitim danışmanı arkadaşına yönlendirdi. Birkaç mesaja cevap vermesi çok küçük bir destek gibi görünse de yol gösterici ve farklı açılardan bakmamızı sağlayan bir deneyim paylaşımı olması dolayısı ile baya baya işimize yaradı. Eğitim danışmanı arkadaşa da hızlıca ulaştık, birlikte başvuruları hızlıca tamamladık.

Hayatı tamamen değiştirmek

‘Gidelim o zaman! Şansımızı deneyelim.’ dedikten 1 ay sonra başvurularımızı tamamlamıştık. Tabi ki öncesinde bu konuda ertelediğimizi, olgunlaştırmaya çalıştığımız düşüncelerimiz vardı. Bir anda tüm hayatımızı değiştirecek karar almamız ikimiz içinde pek mümkün bir şey değil aslında.

Nevra için durum daha net. Okula gidecek, yüksek lisans yapacak, belki par time çalışacak, belki okulda ders verecek… Hatta çalışmasa da olur. Mezuniyet sonrasında kariyerinde daha emin adımlar ile ilerleyecek.

Benim durumum daha belirsiz. Kanada’da şu an öğretmenlik yapamam ve bunun için baya bir yol kat etmem gerekli. Maddi olarak birimizin full time çalışması gerekiyor. O da ben oluyorum. Teknik olarak çalışmaktan kaçınmıyorum ama iş bulma/bulamama/ yeteri para kazanamama gibi endişeler benim üzerimde daha çok.

13 yıllık öğretmenlikten sonra nasıl bir iş yapsam acaba diye hala daha düşünüyorum. Sınırsız kahve hakkım varsa barista olurum, kahve severiz 😊. Okuldan bağımı koparmak için acaba okulun kat görevlisi olsam ya da beni okula temizlik görevlisi olarak alırlar mı? İyi bulaşık yıkarım, kimyacıyız sonuçta. Laboratuvarda az bulaşık yıkamadım 😊

 

Balıkçılık mı yapalım?

Nevra’da adaya gidiyoruz diye beni balıkçı yapacak. ‘Sana bir taka alırız, kendi takanın kaptanı olursun.’  diyor.  Balıkçılığı öğrenmek için miçoluktan başlatacaklar ve bence bunun için çok yaşlıyım. Şaka yaptığını düşünüp kendimi rahatlatmaya çalışıyorum ama kalbi temizdir, dediği olur. Okyanusun ortasında kendimi bulmaktan korkmuyor değilim. 😊 Balıkçı olacaksam da yer hizmetlerinde falan olayım. Temizleme oluuur, paketleme oluuur.

Bu konuda fazlaca geyik yaptık, daha uzatmayayım.

Gidip gitmeme kararını verirken birbirimizi de düşünmek zorundayız. Sonuçta iki kişi olarak gidiyoruz. Bu konuda ikimizde net karar verene kadar bir hafta bunun ile ilgili konuşmama kararı bile aldık. Pandemi kısıtlamaları ile aynı evde bu önemli konuyu konuşmamak ve birbirimizin kararını etkilememeyi ne kadar başardık bilemem. Net kararlarımızı aldıktan sonra bu konu ile ilgili fikirlerimizi beyan ettik. İkimizi de kararı ortak ve çok net olarak gitmenin daha doğru olacağıydı.

Başvurular tamamlandıktan sonra birkaç ay üniversitelerden gelecek cevapları beklemeye başladık.

Bu esnada farklı youtube kanallarından, instagram hesaplarından fikir edinmek için çok çok bilgi topladık. Tabi ki şu an bu yazıyı okuduğunuz üzere Kanada Geyikleri kanalının neredeyse tüm videolarını izledik. Bazılarını birden fazla kez izlediğimiz de oldu. Burcu Akyol’un yapmış olduğu bilgilendirmeler gayet işe yarar. Hükümetin sitesinde gayet açık bir dil ile anlattığı söyleyebilirim.

Resmi işler hep bir karışık gelir bana. Bu nedenle study ve work permit için destek almanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Ailelere ne diyeceğiz?

Bekleme süresinde yapmamız gerek bir şey daha vardı. Bu kararımızı ailelerimize bildirmek. Bu da aslında zorlu bir süreç. Ben üniversiteyi ailemden farklı bir şehirde okuduğum için ailemden ayrılmak ilk olmayacak ama durum farklı. Aynı ülkede olmak ile aynı deneyim değil. Diğer taraftan zorluklarını biliyorum. Kardeşlerimin de farklı farklı durumları olunca aile ile paylaşmak zorlaşıyor tabi.

Nevra için durum biraz daha farklı çünkü ailesinden hiç ayrılmamış. Tabi ki evlilik ile birlikte farklı evlerde yaşamaya başladı ama ailesi ile aramızda 100 metrelik bir mesafe var. Yani 100 metreden 15 bin kilometreye geçiş yapma fikri pek iç açıcı değil.

Nasıl söylesek ve bu durum drama dönüşmese diye biraz kafa patlattık. Konsolosluk için evrakları toplama aşamasında açık ve net olarak anlatmaya karar verdik. Lafı dolandırmadan aklımızdakileri aynen paylaştık.

Tepkiler gitmemizi destekler ve olumlu yönde gelse de artçıları ayrılık hüznü ile geldi. Onun dışında her konuda destekçilerimiz olduklarının farkındayız.

Tabi ki bir göç ya da farklı ülkeye okumaya giderken âdettendir bir masraf listesi/kaynağını ifade etme, istenen evraklar/evrakların alınması, seçilen üniversite, Kanada’da gidilecek yer, araştırmasını yaptıklarımız, yapmayı planladıklarımız…

Henüz yolun başında bile değiliz belki ama heyecanlıyız. Yola çıkma üzerine vakit buldukça düşünmeye, araştırmalar yapmaya, farklı açılardan bakarak plan yapmaya çalışıyoruz.

Umarım herkes için her şey yolunda gider. Sağlıklı günlerde bir şekilde tekrar karşılaşmak üzere…

 

Yazar: İmer Şener

 

Yorum bırak