Kanada Başbakanı Mark Carney, Çin ile ilişkileri yeniden şekillendirmek ve ABD dışındaki ticaret ortaklarını güçlendirmek amacıyla Pekin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, bir Kanada başbakanının Çin’e yaptığı sekiz yıl aradan sonraki ilk resmi temas olması açısından dikkat çekiyor.

Carney’nin ziyareti, küresel ticaret dengelerinin değiştiği, ABD’nin korumacı politikalarının arttığı ve Kanada’nın yeni ekonomik rotalar aradığı bir döneme denk geliyor.

🌍 Değişen Dış Politika, Değişen Ton

Kanada hükümeti 2022 yılında Çin’i “Kanada’nın değerlerini paylaşmayan, küresel ölçekte yıkıcı bir güç” olarak tanımlamıştı. Ancak bugün gelinen noktada ton belirgin şekilde değişmiş durumda.

Dışişleri Bakanı Anita Anand, Pekin’de yaptığı açıklamada bu dönüşümü şöyle özetledi:

“Yeni bir hükümet, yeni bir başbakan, yeni bir dış politika ve yeni bir jeopolitik ortamdayız.”

Kanada hükümeti, önümüzdeki 10 yıl içinde ABD dışındaki ticaret hacmini %50 artırmayı hedefliyor. Bu nedenle Çin ile ilişkilerin yeniden inşası artık ekonomik bir zorunluluk olarak görülüyor.

📉 Gerilimli Geçmiş: İlişkiler Neden Kopmuştu?

Kanada–Çin ilişkileri özellikle 2018 yılında ciddi bir krize girmişti. Çin’in iki Kanadalıyı tutuklaması ve yaklaşık üç yıl boyunca alıkoyması, diplomatik güveni derinden sarsmıştı.

Buna ek olarak:

  • Çin’in Kanada seçimlerine müdahale ettiği iddiaları

  • Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlalleri

  • Hong Kong’daki özgürlük kısıtlamaları

  • Çin’in askeri genişleme politikaları

iki ülke arasındaki mesafeyi daha da artırmıştı.

💼 Masadaki Ana Konu: Ticaret ve Tarifeler

Carney’nin Çin temaslarında öne çıkan başlıklardan biri de tarife krizleri.

Çin, Kanada’nın Çin menşeli elektrikli araçlara, çeliğe ve alüminyuma getirdiği vergilere karşılık olarak:

  • Domuz eti

  • Kanola

  • Deniz ürünleri

üzerinde yüksek gümrük tarifeleri uygulamaya başlamıştı.

Yetkililer, bu konularda görüşmelerin “yapıcı” geçtiğini ve müzakerelerin sürdüğünü belirtiyor.

🧠 Uzmanlar Ne Diyor?

Uzmanlara göre bu ziyaret, Carney’nin dış politikasının özünü yansıtıyor:
👉 İdeolojik değil, pragmatik bir yaklaşım.

Asia Pacific Foundation’dan Vina Nadjibulla durumu şöyle yorumluyor:

“Bu ilişkiyi tek bir kelimeyle tanımlamak mümkün değil. Ama Kanada’nın amacı net: stratejik değil, ekonomik iş birliği.”

Bazı akademisyenler ise Çin’in bu yakınlaşmayı kendi küresel imajı için kullanmak isteyebileceği konusunda uyarıyor. Pekin’in beklentisi sadece ticaret değil, aynı zamanda Kanada’nın siyasi tutumunda da yumuşama.

⚖️ İnce Bir Denge: Ticaret Var, Güvenlik Sınırı Var

Carney hükümeti, Çin ile ticaret ve çevre alanlarında iş birliğine açık.
Ancak aynı zamanda:

  • Ulusal güvenlik

  • Kritik altyapı

  • Arktik bölgesi
    gibi alanlarda Çin’in etkisine sınır koymayı sürdürüyor.

Bu da Kanada’nın şu çizgide ilerlediğini gösteriyor:

Ne tamamen yakınlaşma, ne tamamen kopuş — kontrollü bir denge.

🔍 Beklentiler Gerçekçi Olmalı

Uzmanlara göre tek bir ziyaretle tüm sorunların çözülmesi mümkün değil. Kanada ve Çin arasında hâlâ ciddi görüş ayrılıkları var. Ancak bu ziyaret, en azından diyaloğun yeniden başladığını gösteriyor.

“Bu bir sıfırlama değil, ama bir başlangıç olabilir.”

Yorum bırak