ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, yalnızca Orta Doğu’da değil, Kanada’daki İran diasporasında da güçlü duygusal tepkilere yol açtı. Hafta sonu Toronto ve Vancouver başta olmak üzere birçok şehirde İranlı Kanadalılar sokaklara çıktı. Ancak bu kez yapılan gösteriler yalnızca protesto değil; bazıları için aynı zamanda bir “kutlama” niteliğindeydi.
Saldırılar cumartesi sabahı başladı ve başkent Tahran’ın merkezindeki İran liderliğiyle bağlantılı olduğu belirtilen noktaları hedef aldı. ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada operasyonun amacının İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek ve “yakın tehditleri ortadan kaldırmak” olduğunu söyledi.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde Trump, İran’ın dini lideri Ali Khamenei’nin öldüğünü duyurdu. İran devlet medyası daha sonra bu bilgiyi doğruladı.
🎉 “Kâbus Bitiyor Gibi Hissediyorum”
Vancouver’da düzenlenen mitinge katılan Sedi Minachi için bu gelişmeler umut vericiydi.
“Mutlu olmaktan kendimi alamıyorum. İlk başta ağladım, inanamadım. 47 yıllık kâbus bitiyor gibi hissediyorum,” dedi.
Minachi, son haftalarda Vancouver’da İran rejimine karşı protestolar organize eden isimlerden biri. İran’da yolsuzluk, ekonomik kötü yönetim ve baskıcı dini kurallardan bıkan halk, geçen yılın sonlarından bu yana sokaklarda.
İran hükümeti, internet kesintileri uygulayarak protestoları bastırmaya çalıştı. Şubat ortasında resmi açıklamalarda 3.000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, ABD merkezli Human Rights Activists News Agency bu sayının 7.000’i aştığını öne sürdü.
Kanada’da da geniş katılımlı yürüyüşler düzenlendi:
-
14 Şubat’ta Toronto’da yüz binlerce kişi yürüdü
-
Vancouver ve diğer şehirlerde benzer protestolar yapıldı
-
Hafta sonu ise bazı mitingler “kutlama” havasında gerçekleşti
🇨🇦 Toronto’da “Birlik ve Umut” Hissi
Toronto’daki mitingin organizatörlerinden Shermineh Esmati Novak, ortamda büyük bir heyecan olduğunu söyledi.
“Bir şey başardık gibi hissediyoruz. Güçlü bir birlik duygusu var,” dedi.
Bazıları için askeri müdahaleyi desteklemek “alışılmadık” gelebilir. Ancak Esmati Novak açık konuşuyor:
-
ABD’den güçlü askeri müdahale beklendiğini
-
Rejimin dış baskı olmadan değişmeyeceğine inanıldığını
-
Bunun İran’da özgürlük için bir fırsat olarak görüldüğünü
Toronto merkezli International Centre for Human Rights başkanı ve eski İranlı siyasi mahkûm Ardeshir Zarezadeh de saldırıların hem İran halkı hem de Batı için “en iyi senaryo” olabileceğini savundu.
“Eğer özgür bir ülke olursa nükleer bomba da olmaz,” diyerek bunun Orta Doğu ve uluslararası barış için faydalı olacağını ifade etti.
⚖️ Endişeler de Var: “Egemenlik Ne Olacak?”
Ancak İranlı Kanadalı toplumda herkes aynı fikirde değil.
Iranian Canadian Congress başkanı Mona Ghassemi, yabancı askeri müdahalenin İran’ın ulusal egemenliğini zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
“Eğer mevcut hükümet düşerse yerine ne geleceği konusunda kaygılıyım,” dedi.
ABD ve İsrail’in çıkarlarına uygun, bağımlı bir yönetim kurulmasından endişe ettiğini belirtti.
İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian ise önceden kaydedilmiş bir mesajda yeni bir lider belirlemek üzere geçici bir konseyin çalışmaya başladığını duyurdu.
💔 Sevinç ve Korku Aynı Anda
Kanada’daki birçok İranlı için bu süreç karmaşık duygular içeriyor:
-
Rejimin sona ermesi umudu
-
İran’daki aile ve yakınlar için endişe
-
Bölgesel savaşın büyüme ihtimali
-
Gelecekte nasıl bir yönetim kurulacağı sorusu
Toronto’daki mitinge katılan Ali Hassan Abadi, duygularını şöyle özetledi:
“İlk haberi duyduğumuzda heyecanlandık, şok olduk, kutladık. Umarım korku yakında tamamen biter.”
🌍 Diaspora İçin Dönüm Noktası mı?
Bu gelişmeler, Kanada’daki İranlı toplumun içindeki farklı bakış açılarını net şekilde ortaya koyuyor. Kimileri için bu an tarihi bir özgürlük fırsatı; kimileri için ise belirsizlik ve yeni riskler anlamına geliyor.
Önümüzdeki günlerde İran’daki siyasi dönüşümün yönü, yalnızca Orta Doğu’yu değil, dünyanın dört bir yanındaki İran diasporasını da derinden etkileyecek gibi görünüyor.
